Akın Karabağ
Eğitim, yalnızca sınıfta aktarılan bilgilerden ve sınav sonuçlarından ibaret değildir. Çocuğun gerçek anlamda gelişebilmesi; okulun, öğretmenin ve ailenin aynı amaç etrafında buluşmasına bağlıdır. Bu nedenle veli, eğitim sürecini uzaktan izleyen bir misafir değil, sorumluluk üstlenen bilinçli bir ortak olmalıdır.
Ne yazık ki okul-aile ilişkisi çoğu zaman kısa veli toplantıları, imzalanan sınav kâğıtları ve mesaj gruplarındaki yazışmalarla sınırlı kalmaktadır. Bazı veliler bütün sorumluluğu okula bırakırken bazıları eğitim sürecine aşırı müdahale etmektedir. İlgisizlik ile müdahalecilik arasında kurulamayan denge, öğretmeni yalnızlaştırmakta, veliyi okuldan uzaklaştırmakta ve en büyük zararı öğrenciye vermektedir.
Gerçek iş birliği; karşılıklı güven, düzenli iletişim ve ortak sorumlulukla kurulur. Okullar veliyi yalnızca bir sorun çıktığında çağırmamalı, çözüm üreten bir paydaş olarak görmelidir. Veliler de başarının yalnızca notlardan oluşmadığını; çocuğun duygusal gelişiminin, değerlerinin, ilgi alanlarının ve sosyal becerilerinin de en az akademik sonuçlar kadar önemli olduğunu kabul etmelidir.
Bu anlayış doğrultusunda her okulda uygulanabilir bir veli katılım planı hazırlanmalıdır. Aile eğitimleri, rehberlik buluşmaları, iletişim atölyeleri ve veli gözlem günleri düzenlenmeli; öğrencinin gelişimi yalnızca sınav sonuçlarıyla değil, bütün yönleriyle aileye aktarılmalıdır. Veli görüşmeleri sadece sorunlara değil, çocuğun olumlu gelişimine ve çabasına da yer vermelidir. Okul aile birlikleri ise bütçe işlemleriyle sınırlı yapılardan çıkarılarak eğitim sürecine katkı sunan etkin paydaşlara dönüştürülmelidir.
Bu yaklaşım, Millî Eğitim Bakanlığının okul-aile iş birliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalarına uygulanabilir bir örnek oluşturabilir. Ancak başarı, okul koridorlarında hissedilen güven, öğretmen ile veli arasındaki dayanışma ve ailelerin gönüllü katılımıyla sağlanabilir.
Öğretmen ile veli birbirinin rakibi değil, aynı çocuğun geleceğini birlikte kuran iki yol arkadaşıdır. Eğitim uzun bir yolculuktur. Çocuğun bir elinden öğretmeni, diğer elinden ailesi tuttuğunda güven doğar; güvenin olduğu yerde ise gerçek öğrenme başlar. Aksi hâlde okul kapısında birbirine selam veren, fakat çocuğun hayatında yan yana yürüyemeyen iki yabancı olarak kalırız.
